psikomotor gelişim
ÇOCUKTA PSİKOMOTOR GELİŞİMİ
ÇOCUKLARDA MOTOR GELİŞİMİ DOĞAR DOĞMAZ BAŞLAR!
ÇOCUKLARDA MOTOR GELİŞİMİ, DAHA BEBEKKEN BOYNUNU TUTMAYA ÇALIŞIRKEN BAŞLAR!
Psikomotor kelimesi anlam olarak ‘hareket’i ifade eder. Dünyaya gelen her birey,
daha anne karnında iken fiziksel olarak gelişmeye başlar. Dünyaya geldiğinde de bu gelişim
hızlanarak devam eder. Önceleri refleks olan bu hareketlerin bazıları, refleks olarak ömür
boyu devam ederken bazıları da zamanla organların bilinçli olarak kullanılması ile psikomotor becerilere dönüşür. Nefes alıp vermek ya da göz kırpıştırmak ömür boyu bireyin
istemi dışında da olsa devam eden refleksif hareketlerdir. Oysa tek ayak üzerinde sekmek ya
da kâğıt kesmek, organların kullanımının bilinçli olması ile yapılan eylemlerdir ve ‘psikomotor gelişim’ içinde değerlendirilir.
Psikomotor gelişim, yaşam boyu devam eden ‘psikomotor’ becerilerde ortaya çıkan
davranışların kontrol altına alınması sürecidir. Söz konusu olan davranışlar; duyu organları,
zihin ve kasların birlikte çalışması ile ortaya çıkar. Bir anlamda bu davranışların kontrol
altına alınmasını sağlayan süreç, “psikomotor gelişimi” ifade eder.
Psikomotor gelişim, fiziksel büyüme ve merkezi sinir sisteminin gelişimine paralel
olarak organizmanın isteme bağlı hareketlilik kazanması olarak tanımlanır.
Psikomotor gelişim farklı değişikliklere uğrasa da bireyin tüm yaşamı boyunca
devam eden bir süreçtir. Psikomotor gelişim, düzenli bir sıra izler.
Psikomotor Gelişim ;
- Baştan→→→→→→→→→→ Ayağa
- .İçten→→→→→→→→→→ Dışa
- Büyük kaslardan→→→→→ Küçük kaslara
Büyük kas psiko-motor gelişim: Bu gelişim “kaba psiko-motor becerileri” olarak
ifade edilir. Bir bütün olarak vücudun genel hareketlerini ve denge dinamiğini kapsar.
Emekleme, ayakta durma, yürüme, koşma, salınım, dönme, yuvarlanma, zıplama, denge gibi
hareketler üzerideki kontrolü anlatmak için kullanılmaktadır.
Küçük kas psiko-motor gelişim: Bu gelişim ”ince psiko-motor beceriler” olarak
ifade edilir. Eli ve ayağı kullanması ile ilgili becerileri kapsar. Tutma, kavrama, yazma,
yırtma, çizme, yapıştırma, kesme gibi beceriler örnek olarak gösterilebilir.
Çocuk için yaptığı her psiko-motor beceri, hareket ve sözsüz iletişim anlamındadır.
Psiko-motor beceriler yolu ile dış dünyayla iletişim kurar. Kazandığı her yeni beceri ile de
kendi dünyasının genişlemesine ve yeni deneyler yapmasına yardımcı olur.
Psiko-motor Gelişim Dönemleri
Psiko-motor gelişim sürecinde içten ve dıştan gelen süreçlerin etkileşiminin sonucu
olarak basit reflekslerle başlayan baş, boyun ve gövde kaslarının kontrolü aşamalar şeklinde
gelişir. Benzer şekilde psiko-motor becerilerin temeli olan oturma, emekleme, yürüme,
koşma, atlama, tırmanma gibi büyük kas psiko-motor etkinlikleri ve uzanma, tutma,
bırakma, fırlatma gibi elin yönetimi ile ilgili küçük kas psiko-motor etkinlikleri de aşamalar
hâlinde gelişir.
Gallahue (1982), psiko-motor gelişimini çocukluk dönemi ile sınırlayarak incelemiş
ve kuramını piramit modeli ile açıklamıştır. Bu modele göre her bir psiko-motor gelişim
dönemi, bir diğerinin üzerine kurulur. Piramidin temeli, refleksi hareketler dönemini
göstermektedir. Bu dönemi, ilkel hareketler dönemi ve temel hareketler dönemi takip eder.
Piramidin tepe noktasını spor hareketleri dönemi oluşturur.
Yaşamın ilk yılında psiko-motor gelişimin dönüm noktaları vardır:
- İlk hareketler
- Oturma
- Emekleme
- Desteksiz yürüme
- Bağımsız yürüme
TEMEL HAREKETLER DÖNEMİNDE KAZANILAN PSİKO-MOTOR
YETENEKLER

Psiko-motor Gelişiminde Bireysel Farklılıklar ve Önemi
Çocuğun gelişimi, bireye ebeveynlerden geçen genlerin, yani kalıtımın ve yaşadığı
ortamın (çevresel faktörlerin) etkisi altındadır. Tüm bireyler, kendi gelişim çizgilerinde
belirli bir sırayı izleyerek ilerleme kaydederler. Tüm gelişim dönemlerinde olduğu gibi
psiko-motor gelişimde de dönemlere ilişkin yaş belirlemeleri yalnızca genel sınırlardır. Her
bireyin kendine özgü düşünme, hareket etme, hissetme, konuşma ve anlama biçimi vardır.
Psiko-motor gelişim becerileri, genelde gözlenebilir beceriler olduğu için çocukta
gerçekleşen farklılıklar daha somut olarak fark edilir. Örneğin, çocuğun geç yürümesi
ailelerde “Acaba bir problem mi var?” sorusunu akla getirir. Oysa fiziksel bir sorun yoksa,
çocuk bağımsız yürüme becerisini birkaç ay geç olarak geliştirebilir. Başlangıçta da
belirtildiği gibi psiko-motor gelişimdeki farklılıklarda hem çevre, hem de kalıtım etkisi
bilinmektedir.
Ebeveynlerden kalıtsal olarak geçen özellikler, her çocuğun büyüme ve gelişme
oranını, boy uzunluğunu, kemik ve cinsiyet yönünden gelişimini tayin eder. Buradaki
bireysel ayrılık, çocuğun kalıtım yolu ile aldığı büyüme özelliklerine, becerileri öğrenmeye
az ya da çok yetenekli olmasına dayanır.
Çocuğun doğup büyüdüğü çevre de psiko-motor gelişimde etkilidir. Aile yapısı,
sosyo-ekonomik ve kültürel düzeyin psiko-motor gelişimde etkili olduğu yapılan
araştırmalarda da belirtilmiştir. Ailenin çocuğu motive edici olması, korkularını anlaması ve
ona göre tavır takınması pek çok psiko-motor becerinin öğrenilmesinde etkilidir. Aynı
zamanda sosyo-ekonomik düzeyde sağlıklı beslenmenin önemi düşünülürse psiko-motor
gelişime ilişkin sağlıklı beceriler kazanmada ilişkili olduğu gözlenebilir. Sağlıksız koşullar,
psiko-motor gelişimi engeller. Apartmanlarda hareket kısıtlılığı yaşayan çocukların, açık
havada daha çok oyun oynayan, sportif tesislerden yararlanan çocuklara nazaran psiko-motor
becerilerinin daha az gelişmiş olduğu görülür.
Genelde, altı aydan bir yıla kadar kazanılan psiko-motor yetenek sayısında bireysel
farklılıklar görülmektedir. Bu bireysel farklılıklar, bazı çocukların yeni psiko-motor
becerileri öğrenmeye neden hazır olup olmadıklarını açıklayabilir.
Yorumlar
Yorum Gönder